19 Ağustos 2008 Salı

Gıda Üreticileri Satışlarını Nano Teknolojiyle Ateşliyor

Gıda üreticileri nano-gıda ürünlerine yöneliyor. Yakında erimeyen çikolatalar ve ısınınca farklı lezzete bürünen pizzalar satışa çıkacak.
Yaklaşık bir yıldan beri başta petrol olmak üzere hammadde fiyatlarında yaşanan yükselme trendi son dönemlerde hız kesti. Ancak özellikle petrol fiyatlarının geçen yıla kıyasla hâlâ çok yüksel seviyede bulunması gıda üreticilerinin maliyetlerinin yüksek seviyelerde kalmasına neden oluyor. Şirketler bu sorunu aşmak için yeni stratejiler geliştiriyor. Satış hacimlerini düşürmeden kâr hedeflerini yakalamaya çalışan şirketler bu konuda nano teknoloji ağırlıklı yeni nano-gıda ürünlere ağırlık veriyor. Üretim aşamalarında geleneksel gıdalara kıyasla daha az gerçek hammaddenin kullanıldığı yeni nesil gıdaların aynı zamanda kişiselleştirilme özellikleri de var. Kimya sektöründen, otomotive kadar çok geniş bir alanda ilerleyen nano teknoloji daha şimdiden küresel olarak çalışan 4 bin şirket ve 1.1 trilyon dolarlık büyüklüğüyle dev bir sektöre dönüştü.

ŞEKİL DEĞİŞİYOR
Halen ABD ve Japonya`nın gıda pazarında kendine yer edinmeye çalışan nano-gıdanın toplam 200 şirket ve yıllık 2.6 milyar dolarlık cirosuyla henüz emekleme safhasında olduğu belirtiliyor. Nano-gıdaların en büyük avantajı ise ürünlerin içerisine yerleştirilen nano parçacıklarında saklı. Bu parçacıklar yardımıyla gıdaların sahip oldukları nitelikler kontrol edilebilir hale geliyor. Küçük birer kumanda kapsülü gibi çalışan bu parçacıklar üretici şirketler tarafından önce renk, lezzet veya kıvam özellikleriyle dolduruluyor ardından da ısı veya harekete duyarlı olarak programlanarak gıdaların içerisine yerleştiriliyor. Böylece tüketici nano-gıda teknolojisiyle üretilen gıdaların birçok özelliğini dilediği anda değiştirebiliyor. Özellikle ilk olarak ABD`de satışa sunulan ve türünün ilk örneklerinden biri olan nano-pizza büyük ilgi çekiyor. Ürünün en büyük özelliği ise ısıya göre lezzet ve kıvamının değişmesi. Pizza 100 derecede ısıtıldığında rengi kırmızı olurken lezzet bakımından da domatesi çağrıştırıyor. Ancak aynı pizza 200 derecede ısıtıldığında ise rengi yeşile dönüşüyor ve tadı da ıspanak lezzeti vermeye başlıyor.
TİTANYUMLU ÇİKOLATA
Bu alandaki en şaşırtıcı örneklerden biri ise şekerleme sanayisinden geldi. Bir çikolata üreticisi nano-gıda teknolojisi yardımıyla yeni tasarladığı ürününün kızgın güneş ışınlarının altında bile erimemesini sağladı. Çikolata 40 dereceye varan sıcaklıklarda bile erimiyor zira üzeri titanyum kaplı. Nano parçacıklarının içerisine doldurulan titandioksid maddesi kakao kreminin içerisine yerleştiriliyor. Isı artınca harekete geçen koruyucu tabaka çikolatanın erimesini engelliyor.
YAĞ DIŞARIDA KALACAK
Kızartma yağının içerisine yerleştirilen seramik yüklü nano parçacıklar ise sıcakla birlikte açığa çıkmak üzere programlanıyor. Isının yükselmesiyle birlikte harekete geçen seramik parçacıkları kızartılmak için yağın içerisine atılan gıdaların yüzeyine yapışıyor. Seramik parçacıklar gıdaların üzerinde koruyucu bir zar oluşturarak büyük miktarda yağın emilmesini engelliyor. Nano-gıdaların içerisinde en büyük süksenin ise nano-içecek tarafından yapılacağı tahmin ediliyor. Bu içeceklerin içerisine yerleştirilen renk ve lezzet parçacıkları da içeceğin hem renginin hem de tadının değişmesini sağlayacak. Örneğin bir bardağın içerisindeki sıvı, o bardağı kavrayan elin ısıyla birlikte renk değiştirecek. Bardak bırakıldığında renk eski haline geri dönecek. Bu özelliğin özellikle gençler arasında büyük ilgi uyandıracağı tahmin ediliyor.
Nano gıda nedir?
* Nano teknoloji ve nano parçacıklarının kullanımıyla geliştirilen gıdalara denir.
* Gıdalar üzerinde moleküler boyutta gerçekleştirilen değişim renk, kıvam ve form başta olmak üzere çokfarklı şekillerde kendini gösteriyor.
* Bu teknolojiyle geliştirilen çikolatalar istenilen seviyeye kadar sıcağadayanıklı hale getirilebiliyor.
* Dilimlenmiş patatesler kızartılmakiçin yağın içerisine atıldığında yalnızca belirlenen miktarda yağı bünyesine alıyor. Fazla miktarda yağ patate-sin içerisine işleyemiyor.
* Yiyeceklerin kıvamı ve rengi istenildiğinde ısı ve harekete göre değiş-tirilebiliyor.
Nano teknoloji nedir?
* 1 milimetrenin milyonda birine nanometre denir.
* Nano teknoloji ise maddelerin, milimetrenin milyonda biri olarak tabiredilen boyutuna kadar inerek yeni yapıve nitelikler oluşturmaya çalışan teknoloji dalıdır.
* Bu teknoloji başta bilgisayar, kimya,tekstil ve gıda olmak üzere farklı sektörlerde uygulamaya geçti.
* Nano teknolojiyle geliştirilen yeni nesil ürünlerin arasında üzerinde sudamlası ve toz zerresi tutunamayan boyalar, çizilmeyen camlar ve yıpranmayan tekstil malzemeleri gösterilebilir.
KAYNAK: 2008-08-18 Sabah

Devamını okuyun...>>

17 Ağustos 2008 Pazar

KİMYACILAR REKORA KOŞUYOR


Türkiye Kimyasal Madde İhracatı Geçen Yıla Oranla Yüzde 52.3 Arttı. Kimyacılar, Temmuz Ayı Sonunda İhracatlarını 8 Milyar 667 Milyon Dolara Ulaştırdı.

Türkiye kimyasal madde ihracatı geçen yıla oranla yüzde 52.3 arttı. Kimyacılar, Temmuz ayı sonunda ihracatlarını 8 milyar 667 milyon dolara ulaştırdı.
Mayıs ayında tarihinde ilk defa tekstil ihracatını geçerek en çok ihracat yapan sektörler sıralamasında üçüncülüğe yükselen İKMİB'in (İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği) Başkanı Murat Akyüz, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "REACH Tüzüğü, REACH Global Services şirketinin kurulmasıyla Türk ihracatçısı için tehdit olmaktan çıktı. Sanayicimiz artık tamamen işine konsantre olabilir" dedi. Akyüz, 7 ayda gerçekleştirilen 8 milyar 667 milyon dolarlık ihracatın geçen yıla göre yüzde 52.3 oranında bir artışı ifade ettiğini açıkladı.

2007 yılında 1-30 Temmuz tarihleri arasında yaklaşık 892 milyon dolar ihracat yapan kimyacıların 2008'in aynı döneminde ihracatlarını yüzde 56,3 oranında artırarak 1 milyar 395 milyon 28 bin dolara ulaştırdıkları bildirildi. Geçen yılın aynı döneminde 5 milyar 700 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren kimyacılar, bu yıl aynı dönemde 8 milyar 667 milyon dolarlık ihracata imza attılar. Geçen yıla göre 7 aylık dönemde sağlanan ihracat artış oranının yüzde 52.3'e ulaştığı, bu son rakamlarla kimya sektörünün Türk ihracatındaki payının ise 10.9 olarak gerçekleştiği kaydedildi.
KAYNAK: (ANKA) (GA/NB/ZG) (Ankara Haber Ajansı) 15.08.2008 12:21

Devamını okuyun...>>

16 Ağustos 2008 Cumartesi

8. ULUSAL KİMYA MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ

8. Ulusal Kimya Mühendisliği Kongresi (UKMK-8) 26 Ağustos 2008 tarihinde Malatya İnönü Üniversitesi'nde başlayacak. 29 Ağustos günü bitecek olan konferansta Kimya Mühendisliği ile ilgili ulusal sorunlarımız ve çözüm önerierinin yer alacağı birçok konu ele alınacak. İşte kongre ve panel konuları.

UKMK-8 KONGRE KONULARI
Biyoteknoloji (BT)
Taşınım Olayları ve Ayırma işlemleri (TOA)
Çevre Dostu Teknolojiler (ÇDT)
Yeni Malzemeler ve Nano teknoloji (YMN)
Proses Kontrol ve Tasarımı (PKT)
Termodinamik ve Enerji (TE)
Reaksiyon Mühendisliği ve Katalizörler (RM)
Endüstride AR-GE (ARG)

UKMK-8, PANEL KONULARI ve KONUŞMACILAR

Panel -1: NÜKLEER ENERJİ VE GELECEĞİ (26.08.2008)
Koordinatör ve Oturum Başkan: Prof. Dr. Ahmet BAYÜLKEN.

Prof. Dr. Ahmet Bayülken(İTU)
Nükleer enerjinin Türkiye'deki tarihçesi ve bugüne kadar yapılanlar.

Prof. Dr. Meral Eral (Ege Üniversitesi)
Nükleer teknoloji uygulamaları, AR-Ge çalışmaları, Bakanlıklar ve TAEK'in görev ve katkıları.

Prof. Dr. Üner Çolak (Hacettepe Üniversitesi)
Enerji politikalarında nükleer enerjinin yeri, nükleer santralların ekonomisi.

Prof. Dr. İbrahim Uslu (Selçuk Üniversitesi)
Nükleer teknoloji seçenekleri, tipler ve teknolojik özellikler, yakıtlar ve kullanılmış yakıtlar.

Panel-2 : YENİ MALZEMELER VE NANO TEKNOLOJİLER (27.08.2008)
Koordinatör ve Oturum Başkan: Prof. Dr. Yuda YÜRÜM

Prof. Dr. Yuda Yürüm(Sabancı Üniversitesi)
Karbon nanofiber/karbon nanotüplerin üretimi ve kullanımı

Prof. Dr. Ayla Çalımlı (Ankara Üniversitesi)
Superkritik akıskanlarla nanomalzemelerin Sentezi

Prof. Dr. Erhan Pişkin (Hacettepe Üniversitesi)
Nanomedicine

Prof. Dr. E.Gulsum Devrim Balköse (IYTE)
Metal Sabunu Langmuir Blodgett filmlerinin hazırlanması,
karakterizasyonu ve nem ölçümünde kullanılması

Panel -3: ALTERNATİF ENERJİLER VE GELECEĞİN ENERJİ KAYNAKLARI (28.08.2008)
Koordinatör ve Oturum Başkan: Prof. Dr. Bekir Z. UYSAL

Prof. Dr. Bekir Z. Uysal(Gazi Üniversitesi)
Artan enerjiihtiyacı ve alternatif enerji

Prof. Dr. Erdoğan Alper (Hacettepe Ünivers.)
Innovativ jeotermal enerji

Hayrullah Dağıstan( MTA Enerji Dairesi Bşk)
Türkiye'deki jeotermal enerji potansiyeli ve uygulamaları

Prof. Dr. Selahattin Gültekin (DoğuşÜnivers.)
Yakıt pillerindeki gelişmeler ve gelecekteki uygulamalar

Doç. Dr. Mustafa Tırıs (TUBİTAK-MAM )
Ulaştırma sektöründe yeni enerji teknolojileri ve Türkiye’deki durum

Dinleyicilerin katkısıyla açık tartışma
Enerji Konusunda Öncelikli Ar-Ge Alanları

UKMK-8, DAVETLİ KONUŞMACILAR

26.08.2008
Prof. Dr. Selahattin Gültekin (DoğuşÜniversitesi)
Küresel Isınma ve İklim Değişiklikleri

26.08.2008
Orhan Yılmaz (ETİ MADEN Genel Müdürü)
Bor Üretiminin, Dünü, Bugünü ve Yarını

27.08.2008
Prof. Dr. İnci Eroğlu (ODTÜ)
Yenilenebilir hidrojen Üretimi ve Hid. Enerji Sistemi

27.08.2008
Prof. Dr. Yaman Arkul (Koç Üniversitesi)
Proses Kontrol ve Farklı Dünyalar

28.08.2008
Bülent Savaş (BRİSA Genel Müdürü)
Lastik ve Lastik Teknolojisindeki Gelişmeler

28.08.2008
Prof.Dr.Mark Keane (Heriot-Watt University )
Sustainable Chemical Production by Heterogeneous Catalysis

29.08.2008
Prof. Dr. Yuda Yürüm (Sabancı Üniversitesi)
Kömür Biyodesülfürizsayonunda Yeni Teknolojiler

Düzenleyen: İnönü Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, KİMYA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ, Malatya

KAYNAK: http://web.inonu.edu.tr/~ukmk-8/
Devamını okuyun...>>

7 Ağustos 2008 Perşembe

RUS LUKOİL, AKPET'İ 500 MİLYON DOLARA ALDI

Rus Lukoil, Akpet'in Tamamını '500 Milyon Doların Üzerinde Bir Fiyata' Satın Aldı ve Türkiye'de Yatırıma Devam Edeceği Mesajını Verdi.

Rus Lukoil, Akpet’in tamamını ’500 milyon doların üzerinde bir fiyata’ satın aldı ve Türkiye’de yatırıma devam edeceği mesajını verdi. OAO Lukoil Başkanı Vagit Alekperov, Türkiye’nin bölgede petrol ve gaz sevkiyatında önemli konuma sahip olduğunu söyledi.

RUSYA’nın petrol şirketi OAO Lukoil, Aytemiz Petrol bünyesindeki petrol dağıtım şirketi Akpet’in tamamını 500 milyon doların biraz üzerinde bir fiyatla satın aldı. 1998’den beri Türkiye’de Lukoil Eurasia Petrol şirketiyle faaliyet gösteren Lukoil, bu anlaşmayla Türkiye’deki pazar payını yüzde 5’in üzerine çıkardı. Bir yıl önce Ciner Grubu’nun ortaklıktan çekildiği 700 istasyonlu Akpet, depolama sayısında Türkiye’de ikinci, pazar payında da altıncı sırada bulunuyor. Lukoil ise yıllık 100 milyon ton petrol ve 16 milyar metreküp doğalgaz üretim kapasitesiyle dünya enerji devleri arasında yer alıyor.

Pazar payımız artacak

Satın alma ile ilgili düzenlenen basın toplantısında konuşan Lukoil Başkanı Vagit Alekperov, Akpet’in yüzde 100’ünü, 500 milyon dolardan biraz fazla bir rakama aldıklarını açıkladı. Alekperov, Akpet’in satın alınmasıyla birlikte dünyada 10 bin benzin istasyonu sayısına ulaştıklarını belirterek, "Bugün yolun daha başındayız. Bu alımla Türkiye piyasasındaki pazar payımız yüzde 5’e çıkmış olacak. 10 yılda bu oranı yüzde 10’a çıkarmayı hedefliyoruz. Bunu gerçekleştirmek için herhangi bir engelimiz de yok" dedi.

Türkiye’nin konumu

Alekperov, Akpet ile yaptıkları işlemin, Türkiye’deki iş modellerine uygun olduğunu ve bir yıldır bu proje üzerinde çalıştıklarını aktardı. Soruları da yanıtlayan Alekperov, Türkiye’nin bölgede petrol ve gaz sevkiyatında çok önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayarak, "Türkiye topraklarında çok önemli enerji yatırımları yapılacağına inanıyorum" dedi. Alekperov, Türkiye’de evrimsel bir gelişme içine gireceklerine ve buradaki iş hacmini kademeli olarak artıracaklarına da işaret ederek, Lukoil markası altında yüksek kalitede maden yağı üzerinde çalışacaklarını ve Türkiye’deki çalışmalarını da genişleteceklerini kaydetti.

Tabela beş yıl sonra

Akpet istasyonlarının isminin kısa sürede değiştirilmesinin mümkün olmadığını dile getiren Alekperov, gelecekte Lukoil ile anlaşma yapan petrol istasyonlarının Lukoil adı altında faaliyet göstereceğini kaydetti. Lukoil Eurasia Petrol Genel Müdürü Fikret Aliyev de iş planı kapsamında satın alma işleminin tamamen sonuçlanmasının ardından mevcut istasyonların isimlerinin kademeli olarak değiştirileceğini ve 5 yılda Akpet logolarının Lukoil logolarıyla değişeceğini aktardı.

Akpet’in satışı sektörü canlandırır

AKPET Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Aytemiz de Lukoil’e hisse satışı görüşmeleri sürecine ’yüzde 50 ortaklıkla’ başladıklarını, daha sonra yüzde 51’lik satışın gündeme geldiğini, ardından bütün hisselerin satışını görüştüklerini anlattı. Aytemiz şöyle konuştu: "Rekabet Kurulu ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) onayından sonra Lukoil’e devir gerçekleşecek. Akpet’in satışı sektöre canlılık getirecek. Bu satışla dağıtım sektöründen çekilmiş olacağız. Bayilik düzeyindeki işimiz devam edecek."

Bütün ürünler geliyor

LUKOİL Başkanı Alekperov, Lukoil’in Rusya, Romanya ve Ukrayna’da rafineri kapasitesi bulunduğunu da belirterek, tüketiciler için istikrarlı bir tedarik sistemi oluşturmak istediklerini ve tüm ürün gamını Türkiye’de piyasaya sunacaklarını ifade etti. Bu anlaşmayla, Lukoil’in iştiraki olan Lukoil Eurasia Petrol, 300 bin metreküp kapasiteli 8 petrol ürünleri terminali, 7 bin 650 metreküp toplam kapasiteli 5 LNG depolama tankı toplam 7 bin metreküp kapasiteli 3 jet yakıtı terminalini de satın almış oldu.

Lukoil’in, 2007 kárı 9.5 milyar dolar

RUS Lukoil, Türk petrol dağıtım şirketi Akpet’i satın alarak perakende alanında Finlandiya’dan, Türkiye’ye kadar yayılmış oldu. Hisseleri Londra ve Moskova borsalarında işlem gören Lukoil’in yıllık 100 milyon ton petrol ve 16 milyar metreküp doğalgaz üretim kapasitesi bulunuyor. Şirketin 2007 yılı kárı 9.5 milyar dolar olarak gerçekleşti. 8 rafineri işleten Lukoil, Türkiye’de Lukoil Eurasia Petrol şirketiyle 1998’den beri faaliyet gösteriyor. Lukoil’un şirket ağı Rusya’nın 40 bölgesini ve dünya çapında Türkiye, Hollanda, İngiltere, Macaristan, ABD, Singapur, Avusturya, Azerbaycan, Gürcistan dahil olmak üzere 24 ülkeyi kapsıyor. Lukoil’in satın alma öncesinde Türkiye’de 53 adet akaryakıt istasyonu bulunuyordu, 16 istasyon da inşaat aşamasındaydı.
KAYNAK : www.haberler.com 29.07.2008 02:17

Devamını okuyun...>>

5 Ağustos 2008 Salı

Biyoetanol Üretiminde Yeni Yöntem

Evdeki artıkları biyoyakıta dönüştüren teknoloji geliştirildi.

Sürekli artan enerji fiyatları alternatif yakıt arayışlarını hızlandırdı.

Son olarak Amerikalı bir firma, evde toplanan atıkları yakıta dönüştürmenin yolunu geliştirdi.

Petrol ve kömür gibi fosil yakıtlara alternatif biyoyakıtlardan biri de biyoetanol. Ancak biyoyakıt üretiminin gıda üretimini baltalaması üzerine Amerikalı bir firma alışılagelenden farklı bir yolla biyoetanol elde etmek için kolları sıvadı.

Dünyadaki üçüncü büyük kimya şirketi olan firma, evdeki atıkları biyoyakıta dönüştürmeyi sağlayacak teknoloji geliştirdi. Süreç, atıkların yüksek derecede ısıtılmasıyla başlıyor. Isıtma sonucunda gaz elde ediliyor.

Söz konusu gaz ise etanol üreten bakterileri besliyor. Bu yolla elde edilen etanol, daha sonra arıtılarak araçlarda kullanılabilen yakıta dönüştürülüyor.

Firma uzmanları, hemen her tür atığın etanol üretiminde kullanılabileceğine dikkat çekiyor.

Firma 2011 yılı başında ticari üretime başlamayı planlıyor.


KAYNAK: 2008-07-29 TRT


Devamını okuyun...>>

15 Temmuz 2008 Salı

Tekstilde Devrim Niteliğinde Kumaş


Çin rekabğeti karşısında Ar-Ge ve tasarım farkı kozunu kullanan Türk tekstilcileri, sektörde devrim niteliğinde gelişmeleri hayata geçiriyor.


Söke`de faaliyetlerini sürdürmekte olan Söktaş, kumaşların koku tutmasını engelleyen, Purista markalı antimikrobiyel apreyi gömleklik kumaşa uygulama lisansını aldı.
Söktaş`tan yapılan yazılı açıklamaya göre, dünyaca ünlü firmalara gömleklik kumaş üreticisi konumundaki fabrikanın, tekstil ve deri çözümleri üreten uluslararası kimya şirketi BASF ile imzaladığı ortaklık anlaşmasıyla, kumaşların koku tutmasını engelleyen Purista markalı antimikrobiyel apreyi gömleklik kumaşa uygulama lisansını aldığı belirtildi.
Purista lisansıyla gömleklik kumaş üreten ``ilk`` Türk markası unvanını kazanan Söktaş`ın dünya markalarına sattığı yüzde yüz pamuklu kumaşların, gördükleri antimikrobiyel apre işlemi sayesinde koku yayan bakterilere karşı korunacakları belirtilen açıklamada, lisans anlaşması kapsamında, Söktaş, BASF`tan uygulama, inavasyon, ortak ürün geliştirme, tanıtım ve pazarlama desteği alacağı da kaydedildi. www.ekonews.com
KAYNAK: 2008-07-14 www.ekonews.com

Devamını okuyun...>>

PETKİM`in Kapasitesi İki Kat Artacak



PETKİM'in yeni yönetimi kurumun kapasitesini iki katına çıkarıp yeni petro kimya ürünlerinin üretimi için en az 2 milyar dolar, rafineriler için de en az 3 milyar dolarlık yatırım yapacak.


İZMİR- Petrokimya AŞ'nin (PETKİM) yüzde 51'lik kamu hissesinin blok satışına ilişkin özelleştirme ihalesini kazanan Socar-Turcas-Injaz Ortak Girişim Grubu'nun (OGG) oluşturduğu yeni Yönetim Kurulu Başkanı Rövnag Abdullayev, "PETKİM"in kapasitesini iki katına çıkaracağız dedi.Rövnag Abdullayev, kendilerini Türkiye'de yabancı yatırımcı olarak görmediklerini ve PETKİM'de yatırımlara devam edeceklerini söyledi. Abdullayev, "Azerbaycan ve Türkiye iki devlet tek millettir. Biz yabancı değiliz. PETKİM, teknoloji, imkan ve hammadde üreticisi olarak çok yüksek düzeyde bir işletme yönetimine sahiptir. Ayrıca, Turcas gibi önemli bir kuruluş da ortağımızdır. Bu birliktelikten yararlanarak Petkim'in kapasitesini iki katına çıkaracağız diye konuştu.


5 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM YAPILACAK


Turcas Petrol AŞ Başkanı ve PETKİM Başkan Vekili Erdal Aksoy'da iş adamları, yatırımcıların için siyasi istikrarın çok önemli olduğunu ifade ederek, "Son siyasi gelişmeler Türkiye'nin çok kolay halledebileceği meselelerdir. Ülkemize güveniyoruz. Zorlu bir mücadeleden sonra Egeliler için önem arz eden, Türkiye'nin de en önemli tesisi olan PETKİM emin ellerdedir. PETKİM'de yeni petro kimya ürünlerinin üretimi için minimum 2 milyar dolar, rafineriler için de minimum 3 milyar dolarlık yatırım yapacağız dedi.
PETKİM sahası içerisinde de kimya parkı projesini hayata geçireceklerini belirten Aksoy, bütün projelerinde Egeli sanayicilerin de görüşlerini alacaklarını dile getirdi.


SİYASİ GELİŞMELER TEDİRGİNLİK YARATMIYOR


Aksoy , "Siyasi gelişmeler projelerimiz ve yatırımlarımız konusunda bizde tedirginlik yaratmıyor. Türkiye'nin yaşadığı sorunları kısa sürede çözeceğine inanıyoruz. PETKİM'de çalışan sayısını da yatırımlarla birlikte en az iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. PETKİM'i dünyanın sayılı tesisleri arasında görmeyi amaçlıyoruz diye konuştu.
Bugün yapacakları yönetim kurulu toplantısında, PETKİM'in acil, orta ve uzun vadeli yatırım planlarını kararlaştıracaklarını ifade eden Aksoy, şunları kaydetti:
"PETKİM mükemmel bir tesis. Türkiye bu tesise çok önem vermiş. Çalışanlar da tesisi benimsemişler, kendi müesseseleri olarak görmüşler. 20 yıllık özelleştirme sürecinde PETKİM ayakta kaldıysa bu çalışanlar sayesinde oldu. Çalışan çıkarılmayacak, tam tersine yapılacak yatırımlarla çalışan sayısı iki katına çıkarılacak.
PETKİM'in yüzde 51'lik kamu hissesinin blok satışına ilişkin özelleştirme ihalesine en yüksek teklifi 2 milyar 50 milyon dolar ile TransCentral Asia Petrochemical Ortak Girişim Grubu vermişti. Ancak, bu grup ile ilgili bazı iddiaların kamuoyuna yansımasının ardından TransCentral-Asia Grubu devre dışı bırakılmış, ardından 2 milyar 40 milyon dolar ile en yüksek ikinci teklif ile Socar-Turcas-Injaz Ortak Girişim Grubu'na verilmişti.


KAYNAK: 2008-07-14 NTV-MSNBC

Devamını okuyun...>>

14 Temmuz 2008 Pazartesi

Ceyhan Projesi Ayağa Kaldırdı

Ceyhan, taşıyacağı petrol hacmi ile Rotterdam ile kıyaslanıyor. Bölgeye petro kimya ağırlıklı tesisler kurulacak olması ve önemli istihdam projeleri, bölge sermayesinini mutlu etti.
Ceyhan Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Cengiz Özal, dünyada enerjinin her geçen gün daha da önem kazandığı bir dönemde Ceyhan`a "Enerji Üssü" olma görevinin verilmiş olmasının ilçe ve bölge için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Özal, "Ne yazık ki yürütülen faaliyetlerin siyasi dalgalanmalarla birlikte dönem dönem aksaması ve bir takım belirsizlikler yaratması bölge halkını "fırsatın varlığı" konusunda dahi umutsuzluğa düşürmektedir. Bölgemizin tarımla özdeşleşen ekonomik yapısı, son yıllarda Ceyhan Körfezi ve enerji konularının sıkça anılması ile gözleri petrole dayalı ekonomiye çevirmiştir. Ceyhan Enerji Endüstri İhtisas Bölgesi`nin kurulması ile ilgili kanun ve yönetmelikler 2007 yılı sonunda oluşturulmuş, rafineriler ile ilgili ön lisanslar verilmiş ancak sonuca yönelik adımlar atılmamıştır.
YOL HARİTASI ŞART
Ülke ekonomisi açısından böylesine önemli bir yatırımlar projesinin devlet politikası haline getirilerek, tek ve ana hatları belirli bir yol haritasına dönüştürülmesi ve bunun şeffaflık içerisinde yürütülmesi en büyük temennimizdir" dedi.
Ceyhanlı sanayiciler olarak, yapılacak yatırımların inşaat ve işletme aşamalarında gerek yan sanayi, gerekse hizmet sağlayıcı olarak işbirliği içerisinde olmayı arzuladaklarını söyleyen Özal, Enerji Endüstri İhtisas Bölgesine etkin hizmet verebilmek amacıyla bölgeye yakın bir Organize Yan Sanayi Bölgesi kurulması yönünde girişimlerinin devam ettiğini anlattı.

KAYNAK: 2008-07-12 Yeni Şafak
Devamını okuyun...>>

13 Temmuz 2008 Pazar

Kimya Konferansı Küba`da


Santiago de Cuba, 26 Temmuz (Prensa Latina) Gelecek yıl Küba`nın Santiago de Cuba kentinde düzenlenecek olan 19. Uluslararası Kimya Konferansı için açıklama yapan toplantı düzenleme komitesi, konferans vesilesiyle, bilimin Küba`nın gelişimi üzerindeki etkisinin daha net bir biçimde anlaşılacağını ifade etti.

Santiago de Cuba , 26 Temmuz (Prensa Latina) Gelecek yıl Küba`nın Santiago de Cuba kentinde düzenlenecek olan 19. Uluslararası Kimya Konferansı için açıklama yapan toplantı düzenleme komitesi, konferans vesilesiyle, bilimin Küba`nın gelişimi üzerindeki etkisinin daha net bir biçimde anlaşılacağını ifade etti.
Doğu Üniversitesi (Universidad de Oriente) Kimya Bölümü bu etkinliği 1964 yılından beri düzenliyor ve her yıl dünyanın çeşitli ülkelerinden bu alanda ciddi katkıları bulunan bilim insanlarının katılımı sağlanıyor.
Son 45 yıl boyunca, bu alanda 300 bin profesyonel yetiştirildi. Bunların arasında 600`ün üzerinde doktor da yer alıyor. Bu kategoride, özellikle temel ve uygulamalı bilimler oldukça yüksek bir orana sahip.
20. yüzyılın son beş yılı boyunca, Küba Bilimler Akademisi tarafından ödüllendirilen araştırma faaliyetlerinin yüzde 30`unu temel bilimsel araştırmalar ve Küba ekonomisinin gelişmesine katkı sağlayan kimya araştırmaları kaplıyor.
Açıklamada, "tüm bu etkenlerin katkısıyla, uluslararası bilim otoritelerine göre, ülkemiz ABD ve Kanada`dan sonra üçüncü büyük güç haline gelmiştir" denildi.
Uluslararası toplantıda ele alınacak başlıklar arasında fiziksel, organik, analitik ve inorganik kimya, endüstriyel biyoteknoloji, kimya mühendisliği ve bu bilim kolunun çevre ile olan ilişkisi yer alıyor.
KAYNAK : 2008-06-27 Prensa Latina

Devamını okuyun...>>

``Kene sprey``lerine ilgi arttı

İlaç ve kimya sanayi alanında faaliyet sürdüren bir firma tarafından üretilen, Sağlık Bakanlığı onaylı ``ante kene sprey``inden son bir ayda 100 bin satışı yapıldığı bildirdi.
İlaç ve kimya şirketinin müdürü Çiğdem Pekiner, kenelerden korunmak için, Sağlık Bakanlığı onaylı ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından öngörülen, içinde etken madde oranı yüzde 0,5 oranında ``permethrin`` içeren kene kovucu sprey kullanılması gerektiğini söyledi.
Kene vakalarının son bir ayda artış gösterdiğini belirten Pekiner, vakaların normalde temmuz ayında yüksek seyretmesi gerekirken mayıs ayından itibaren artmasının ``şaşırtıcı olduğunu`` kaydetti. Vatandaşların ve bazı kurumların keneden korunmak için çeşitli yöntemler belirlediklerini ifade eden Pekiner, kene spreylerinin korunmada etkili olduğunu söyledi.
Kenelerin türlerine göre 800 çeşit ayrı hastalığı taşıyabildiklerini ve bunların başında Kırım-Kongo kanamalı Ateşi`nin (KKKA) geldiğini anlatan Pekiner, riskli yerlerin çalılık, çimlik alanlar, hayvanların bulunduğu yerler, piknik ve kamp alanları olduğunu ifade etti. Özellikle ağaçlık, ormanlık arazilerin yakınlarına ve yoğun çimlenmiş bölgelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatan Pekiner, risk grubundaki kişilerin giysilerine anti kene sprey uygulamasını önerdi.
``Keneden kaynaklanan ölüm vakaları üzerine son bir ayda 100 bin adet `anti kene sprey` ürünü satışı yapıldı`` diyen Pekiner, önceki dönemlerde bu rakamın aylık 25 binde sınırlı kaldığını kaydetti. Pekiner, Türkiye çapında kendileri dışında Sağlık Bakanlığı onaylı 2 adet firmanın faaliyetini sürdürdüğünü kaydetti.
SPREYİN KULLANILIŞI

Firmada kimyager olarak görev yapan Orkun Cevheroğlu ise keneden koruyucu spreylerin, uygulanacak alana 15-20 santimetre yukarıdan püskürtülmesi gerektiğini belirterek, ``Giysiler giyilmeden önce uygulanır, kuruduktan sonra giyilmesi uygundur`` dedi.
Giysilerde spreyin etkisinin 15 gün boyunca kaldığını ve keneden koruduğunu bildiren Cevheroğlu , ürünün, kokusuz, yağsız olması nedeniyle giysilerde leke bırakmadığını ifade etti.
Spreyin, evdeki perde, halı, kanepe, duvar, pencere gibi keneyi uzak tutmak istenen her bölgede kullanılabileceğini anlatan Cevheroğlu, en önemli noktanın içerikteki etken madde ``permethrin``in yüzde 0,5 oranında kullanılması olduğunu söyledi. Cevheroğlu , ``ABD `de silahlı kuvvetlerde de haşere ile mücadelede bu tür ürünler kullanılmaktadır`` dedi.
Spreyin yeşil alanlarda doğrudan kullanılmasının doğal dengeyi bozucu özelliği ve diğer canlıları da öldürmesi nedeniyle uygun görmediklerini savunan Cevheroğlu, giysilerin üzerinde kullanılmasını önerdiklerini sözlerine ekledi.
Anti kene spreyinin 100 mililitreliği 5 YTL, 500 mililitreliği ise 15 YTL`den satışa sunuluyor. (A.A)
KAYNAK: 2008-06-20 Sabah

Devamını okuyun...>>

Fortune Dergisi Türkiye`nin En Büyük 500 Şirketini Belirledi

Fortune dergisinin araştırmasına göre, Koç Grubu`na bağlı Tüpraş, 22 milyar yeni liralık net satış geliriyle Türkiye`nin en büyük şirketi oldu.
Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ ikinci sıraya yerleşirken, Petrol Ofisi üçüncülük kürsüsüne çıktı.
Bu markaları sırasıyla Türk Telekom, Shell&Turcas , Turkcell, Ford Otosan, Enka, Opet ve Arçelik izledi. İlk 500 şirketin yıllık net kârı 20 milyar YTL . Gelirini en çok artıran sektörler haberleşme, enerji ve otomotiv. Koç Grubu , holdingler bazında açık ara önde yer alıyor. Toplam satışlardan aldığı pay yüzde 17,5. En yakın takipçisi, satışların yüzde 4,7`sini gerçekleştiren Doğan Grubu oldu. Sabancı`nın toplam satışlardan aldığı pay ise yüzde 2,6 düzeyinde.
Fortune 500`ün Türkiye`deki ilk sonuçları, Fortune Türkiye Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Fortune 500 Editörü Kenan Şanlı ve Finar D&B Yönetim Kurulu Başkanı Selim Seval`in katılımıyla düzenlenen toplantıda kamuoyuna açıklandı.

"2007 Sıra" .FİRMA İSMİ .Net Satışlar İlk 10
1 TÜRKİYE PETROL RAFİNERİLERİ A.Ş. 22.527.947.000
2 TÜRKİYE ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş. 15.025.948.291
3 PETROL OFİSİ A.Ş. 13.479.745.446
4 TÜRK TELEKOMÜNİKASYON A.Ş. 9.232.134.000
5 SHELL & TURCAS PETROL A.Ş. 8.486.331.741
6 TURKCELL İLETİŞİM HİZMETLERİ A.Ş. 8.186.949.000
7 FORD OTOMOTİV SANAYİ A.Ş. 7.230.630.088
8 ENKA İNŞAAT VE SANAYİ A.Ş. 6.903.183.832
9 OPET PETROLCÜLÜK A.Ş. 6.801.514.352
10 ARÇELİK A.Ş. 6.622.544.000

KAYNAK: 2008-06-30 NetHaber
Devamını okuyun...>>

18 Haziran 2008 Çarşamba

Ürettikleri Malzemeler Marketlerde Satılacak


İzmir'in Kemalpaşa ilçesindeki Mopak Endüstri Meslek Lisesi ve Teknik Lisesi'nin kimya teknolojileri bölümü öğrencilerinin ürettiği temizlik malzemeleri marketlerde satılacak.

İlk etapta sıvı sabun, bulaşık deterjanı, cam silici, oto şampuanı, fayans ve seramik temizleyicileri, mum ve kolonya piyasaya sürülecek. Üretim için gerekli izinlerin alındığı bu ürünlerin yanı sıra Sağlık Bakanlığı'na kireç, yağ ve kir çözücüler, çamaşır suyu, toz temizlik maddesi, yumuşatıcı, tuzruhu, oda parfümü gibi asit içeren ürünler için de müracaat edildi.

Türk Patent Enstitüsü tarafından 'Motem' markasıyla tescillenen ürünler için lisesinin döner sermaye işletmesi de belediyeden işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı aldı. Şimdilik 29 metrekarelik bir yerde faaliyet gösteren Motem'e, kimya teknolojileri bölümündeki 30 öğrenci ve dört öğretmen katkı sağlıyor. Bugüne kadar okul öğrencileri, öğretmen ve memurlarına satılan malzemeler için üretimde katkısı olan öğrenciler de döner sermayeden pay alacak.

Maddi imkânsızlıklar yüzünden imal izni için geç başvuruda bulunduklarını söyleyen lisenin Kimya Teknolojileri Bölümü Şefi Ufuk Akış, "Öğrenciler, yaptıkları temizlik malzemelerini evlerine götürüyordu. Piyasadakiler kadar kaliteli ve onlardan daha ucuz olan bu malzemeleri önce kullanmaya sonra da okulda satmaya başladık." dedi. Hammaddede standartları göz önünde bulundurduklarını ifade eden müdür yardımcısı Hakan Fidan ise Motem markasıyla ileride aranan temizlik malzemeleri üreteceklerini savunarak, zamanla işletmeyi büyüteceklerini vurguladı. Fidan, küçük bir laboratuvarda başlayan tesisin, büyük bir işletme olacağına inandığını kaydetti.

KAYNAK: Zaman Gündem - Mustafa Yüksel, Ömer Oruç, İzmir - 17 Haziran 2008, Salı

Devamını okuyun...>>