enerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
enerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2008 Çarşamba

Türkiye Enerjide Yerele Dönüyor

Yüksek fiyatlar, petrol ve doğal gaz kaynakları sınırlı olan Türkiye'yi, gittikçe artan enerji ihtiyacını karşılamada farklı arayışlara yöneltiyor.
Kömür gazından enerji üretimi, son dönemde rüzgar, jeotermal ve hidrolik gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık veren Türkiye'nin enerjide yeni umudu oldu. Edinilen bilgiye göre, hükümetin, enerjide alternatif ve yerel kaynaklara ağırlık veren politikası, sektördeki kamu kurumlarını da yeni arayışlara sevk etti. Dünyadaki gelişmelere paralel olarak, temiz kömür teknolojileri ve kömürün Entegre Gazlaştırma Kombine Çevrim Teknolojisiyle (IGCC) gazlaştırılması sonucunda, elektrik, sıvı yakıt, kimyasal maddeler ve hidrojen üretilmesi teknolojilerine geçiş sürecinin hızlandırılması amacıyla bugüne kadar çeşitli faaliyetler yürüten Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), bu alandaki çalışmalarına hız verdi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile "Linyitlerin Gazlaştırılması-Sıvılaştırılması" konulu müşavirlik hizmeti alımı sözleşmesi imzalandı, Gazi Üniversitesine de "Kömür ve Yeni Ufuklar" başlıklı rapor hazırlatıldı. Kömür gazlaştırma tesisi Yapılan çalışmalar sonucunda, enerji taşıyan gazlarla ilgili olarak her türlü araştırmanın yapıldığı, merkezi ABD'nin Şikago kentinde bulunan Gaz Teknoloji Enstitüsü (GTI) ile Türk kömürlerine uygulanabilen şimdiki kömür gazlaştırma tekniklerinin incelenme ve değerlendirmesini yapmak üzere sözleşme imzalanması önerisi üzerinde görüş birliğine varıldı. Bu çerçevede Tunçbilek, Soma ve Seyitömer kömürlerinden temsili olarak alınan üç numune, GTI'de test ve analizler yapılmak üzere ABD'ye gönderildi. Kömür gazından enerji elde edilmesi çalışmaları kapsamında, Türkiye'de daha önce azot sanayi tarafından uzun yıllar yurt içi linyitleri kullanılarak gerçekleştirilmiş olan gazlaştırma teknolojilerinden elde edilen tecrübelerden de yararlanılarak, tamamen TKİ imkanlarıyla, projesi, tasarımı ve her türlü teknik detay hesapları yapılmış bir kömür gazlaştırma tesisi kurulması planlanıyor. Tesisin 2009 yılının ortalarına doğru bitirilmesi hedefleniyor. TKİ Genel Müdürü TKİ Genel Müdürü Dr. Selahaddin Anaç, yaptığı açıklamada Türkiye'de petrol ve doğal gaz kaynakları sınırlı olduğundan değerlendirebilecek tek yerli fosil yakıtın kömür, kömürün doğrudan yakılarak enerji üretiminde kullanımı yerine, doğrudan sıvılaştırma ve gazlaştırma yöntemleriyle değerlendirilmesinin de en doğru uygulamalardan birisi olacağını bildirdi. Türkiye'nin linyit kaynakları kullanılarak, gazlaştırma reaksiyonlarıyla yüksek basınçta oksijen ve buharla üretilen sentetik gazdan metanol, amonyak, nafta, dizel yakıtı ve kimya endüstrisinin temel maddelerini üretmenin mümkün olduğunu ifade eden Anaç, gazlaştırma teknolojilerinin Türkiye'de bu amaçla kullanılmaya başlanmasıyla, milyarlarca dolarlık ithalat harcamalarında da önemli azalmalar olacağını vurguladı. Son yıllarda başta Çin Halk Cumhuriyeti olmak üzere Güney Afrika Cumhuriyeti, ABD, Kanada, Avustralya ve Avrupa ülkelerinin hızlı bir şekilde kömürün yer altı ve yer üstü gazlaştırmasıyla elektrik, yakıt (sıvı ve gaz), metanol, amonyak gibi çeşitli kimyasal maddeler ve hidrojen üretilmesi konularında yatırım yaptıklarını anlatan Anaç, "Gazlaştırma teknolojisindeki gelişmeler, geleceğin enerjisi olarak tanımlanan hidrojen ve yakıt pillerinin ticarileşmesinde çok önemli rol alacağını göstermektedir" dedi.

KAYNAK: http://www.aktifhaber.com/
Devamını okuyun...>>

25 Kasım 2008 Salı

30 Milyon $`lık Biyoetanol Yatırımı Yasa Bekliyor

Tezkim`in 30 milyon dolarlık yatırımı enerji verimliliği tasarısının Meclisten geçmesini bekliyor.
Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesinde(ASOB) biyoetanol üretimi yapmak üzere 30 milyon dolarlık yatırımla yaklaşık bir yıl önce kurulan tesis, atıl durumdan kurtulmak için hazırlanan Enerji Verimliliği yasa tasarısının yasalaşmasını bekliyor. Tezkim Tarımsal Kimya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tezcan, yaptığı açıklamada, biyoetanolün, mısır, buğday, kamış ve pancar gibi tarım ürünlerinden elde edilen temiz, renksiz ve benzinin oktan derecesini yükseltici bir katkı maddesi olduğunu söyledi. Tezcan, tesisi kurmaya 2005/8704 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan etanolün benzinle yüzde 2 oranında harmanlanmasına ÖTV desteği sağlanmasının ardından karar verdiklerini anımsattı. Ardından ASOB`nde biyoetonal üretimi yapmak üzere 2005 yılında 50 bin metre kare alan üzerinde son teknolojiyi kullanarak tesisin inşaasına başladıklarını anlatan Tezcan, `ABD`li mühendislerin gözetiminde yaptığımız tesisi 2007 yılının aralık ayında tamamladık`` dedi. Tezcan, daha sonra Shell, Total ve Opet gibi dağıtım şirketlerine giderek tesisi üretime hazır hale getirdiklerini söylediklerini ifade etti.
KAYNAK: 2008-11-11 Sabah http://www.sabah.com.tr

Devamını okuyun...>>

7 Ağustos 2008 Perşembe

RUS LUKOİL, AKPET'İ 500 MİLYON DOLARA ALDI

Rus Lukoil, Akpet'in Tamamını '500 Milyon Doların Üzerinde Bir Fiyata' Satın Aldı ve Türkiye'de Yatırıma Devam Edeceği Mesajını Verdi.

Rus Lukoil, Akpet’in tamamını ’500 milyon doların üzerinde bir fiyata’ satın aldı ve Türkiye’de yatırıma devam edeceği mesajını verdi. OAO Lukoil Başkanı Vagit Alekperov, Türkiye’nin bölgede petrol ve gaz sevkiyatında önemli konuma sahip olduğunu söyledi.

RUSYA’nın petrol şirketi OAO Lukoil, Aytemiz Petrol bünyesindeki petrol dağıtım şirketi Akpet’in tamamını 500 milyon doların biraz üzerinde bir fiyatla satın aldı. 1998’den beri Türkiye’de Lukoil Eurasia Petrol şirketiyle faaliyet gösteren Lukoil, bu anlaşmayla Türkiye’deki pazar payını yüzde 5’in üzerine çıkardı. Bir yıl önce Ciner Grubu’nun ortaklıktan çekildiği 700 istasyonlu Akpet, depolama sayısında Türkiye’de ikinci, pazar payında da altıncı sırada bulunuyor. Lukoil ise yıllık 100 milyon ton petrol ve 16 milyar metreküp doğalgaz üretim kapasitesiyle dünya enerji devleri arasında yer alıyor.

Pazar payımız artacak

Satın alma ile ilgili düzenlenen basın toplantısında konuşan Lukoil Başkanı Vagit Alekperov, Akpet’in yüzde 100’ünü, 500 milyon dolardan biraz fazla bir rakama aldıklarını açıkladı. Alekperov, Akpet’in satın alınmasıyla birlikte dünyada 10 bin benzin istasyonu sayısına ulaştıklarını belirterek, "Bugün yolun daha başındayız. Bu alımla Türkiye piyasasındaki pazar payımız yüzde 5’e çıkmış olacak. 10 yılda bu oranı yüzde 10’a çıkarmayı hedefliyoruz. Bunu gerçekleştirmek için herhangi bir engelimiz de yok" dedi.

Türkiye’nin konumu

Alekperov, Akpet ile yaptıkları işlemin, Türkiye’deki iş modellerine uygun olduğunu ve bir yıldır bu proje üzerinde çalıştıklarını aktardı. Soruları da yanıtlayan Alekperov, Türkiye’nin bölgede petrol ve gaz sevkiyatında çok önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayarak, "Türkiye topraklarında çok önemli enerji yatırımları yapılacağına inanıyorum" dedi. Alekperov, Türkiye’de evrimsel bir gelişme içine gireceklerine ve buradaki iş hacmini kademeli olarak artıracaklarına da işaret ederek, Lukoil markası altında yüksek kalitede maden yağı üzerinde çalışacaklarını ve Türkiye’deki çalışmalarını da genişleteceklerini kaydetti.

Tabela beş yıl sonra

Akpet istasyonlarının isminin kısa sürede değiştirilmesinin mümkün olmadığını dile getiren Alekperov, gelecekte Lukoil ile anlaşma yapan petrol istasyonlarının Lukoil adı altında faaliyet göstereceğini kaydetti. Lukoil Eurasia Petrol Genel Müdürü Fikret Aliyev de iş planı kapsamında satın alma işleminin tamamen sonuçlanmasının ardından mevcut istasyonların isimlerinin kademeli olarak değiştirileceğini ve 5 yılda Akpet logolarının Lukoil logolarıyla değişeceğini aktardı.

Akpet’in satışı sektörü canlandırır

AKPET Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Aytemiz de Lukoil’e hisse satışı görüşmeleri sürecine ’yüzde 50 ortaklıkla’ başladıklarını, daha sonra yüzde 51’lik satışın gündeme geldiğini, ardından bütün hisselerin satışını görüştüklerini anlattı. Aytemiz şöyle konuştu: "Rekabet Kurulu ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) onayından sonra Lukoil’e devir gerçekleşecek. Akpet’in satışı sektöre canlılık getirecek. Bu satışla dağıtım sektöründen çekilmiş olacağız. Bayilik düzeyindeki işimiz devam edecek."

Bütün ürünler geliyor

LUKOİL Başkanı Alekperov, Lukoil’in Rusya, Romanya ve Ukrayna’da rafineri kapasitesi bulunduğunu da belirterek, tüketiciler için istikrarlı bir tedarik sistemi oluşturmak istediklerini ve tüm ürün gamını Türkiye’de piyasaya sunacaklarını ifade etti. Bu anlaşmayla, Lukoil’in iştiraki olan Lukoil Eurasia Petrol, 300 bin metreküp kapasiteli 8 petrol ürünleri terminali, 7 bin 650 metreküp toplam kapasiteli 5 LNG depolama tankı toplam 7 bin metreküp kapasiteli 3 jet yakıtı terminalini de satın almış oldu.

Lukoil’in, 2007 kárı 9.5 milyar dolar

RUS Lukoil, Türk petrol dağıtım şirketi Akpet’i satın alarak perakende alanında Finlandiya’dan, Türkiye’ye kadar yayılmış oldu. Hisseleri Londra ve Moskova borsalarında işlem gören Lukoil’in yıllık 100 milyon ton petrol ve 16 milyar metreküp doğalgaz üretim kapasitesi bulunuyor. Şirketin 2007 yılı kárı 9.5 milyar dolar olarak gerçekleşti. 8 rafineri işleten Lukoil, Türkiye’de Lukoil Eurasia Petrol şirketiyle 1998’den beri faaliyet gösteriyor. Lukoil’un şirket ağı Rusya’nın 40 bölgesini ve dünya çapında Türkiye, Hollanda, İngiltere, Macaristan, ABD, Singapur, Avusturya, Azerbaycan, Gürcistan dahil olmak üzere 24 ülkeyi kapsıyor. Lukoil’in satın alma öncesinde Türkiye’de 53 adet akaryakıt istasyonu bulunuyordu, 16 istasyon da inşaat aşamasındaydı.
KAYNAK : www.haberler.com 29.07.2008 02:17

Devamını okuyun...>>

5 Ağustos 2008 Salı

Biyoetanol Üretiminde Yeni Yöntem

Evdeki artıkları biyoyakıta dönüştüren teknoloji geliştirildi.

Sürekli artan enerji fiyatları alternatif yakıt arayışlarını hızlandırdı.

Son olarak Amerikalı bir firma, evde toplanan atıkları yakıta dönüştürmenin yolunu geliştirdi.

Petrol ve kömür gibi fosil yakıtlara alternatif biyoyakıtlardan biri de biyoetanol. Ancak biyoyakıt üretiminin gıda üretimini baltalaması üzerine Amerikalı bir firma alışılagelenden farklı bir yolla biyoetanol elde etmek için kolları sıvadı.

Dünyadaki üçüncü büyük kimya şirketi olan firma, evdeki atıkları biyoyakıta dönüştürmeyi sağlayacak teknoloji geliştirdi. Süreç, atıkların yüksek derecede ısıtılmasıyla başlıyor. Isıtma sonucunda gaz elde ediliyor.

Söz konusu gaz ise etanol üreten bakterileri besliyor. Bu yolla elde edilen etanol, daha sonra arıtılarak araçlarda kullanılabilen yakıta dönüştürülüyor.

Firma uzmanları, hemen her tür atığın etanol üretiminde kullanılabileceğine dikkat çekiyor.

Firma 2011 yılı başında ticari üretime başlamayı planlıyor.


KAYNAK: 2008-07-29 TRT


Devamını okuyun...>>

14 Temmuz 2008 Pazartesi

Ceyhan Projesi Ayağa Kaldırdı

Ceyhan, taşıyacağı petrol hacmi ile Rotterdam ile kıyaslanıyor. Bölgeye petro kimya ağırlıklı tesisler kurulacak olması ve önemli istihdam projeleri, bölge sermayesinini mutlu etti.
Ceyhan Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Cengiz Özal, dünyada enerjinin her geçen gün daha da önem kazandığı bir dönemde Ceyhan`a "Enerji Üssü" olma görevinin verilmiş olmasının ilçe ve bölge için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Özal, "Ne yazık ki yürütülen faaliyetlerin siyasi dalgalanmalarla birlikte dönem dönem aksaması ve bir takım belirsizlikler yaratması bölge halkını "fırsatın varlığı" konusunda dahi umutsuzluğa düşürmektedir. Bölgemizin tarımla özdeşleşen ekonomik yapısı, son yıllarda Ceyhan Körfezi ve enerji konularının sıkça anılması ile gözleri petrole dayalı ekonomiye çevirmiştir. Ceyhan Enerji Endüstri İhtisas Bölgesi`nin kurulması ile ilgili kanun ve yönetmelikler 2007 yılı sonunda oluşturulmuş, rafineriler ile ilgili ön lisanslar verilmiş ancak sonuca yönelik adımlar atılmamıştır.
YOL HARİTASI ŞART
Ülke ekonomisi açısından böylesine önemli bir yatırımlar projesinin devlet politikası haline getirilerek, tek ve ana hatları belirli bir yol haritasına dönüştürülmesi ve bunun şeffaflık içerisinde yürütülmesi en büyük temennimizdir" dedi.
Ceyhanlı sanayiciler olarak, yapılacak yatırımların inşaat ve işletme aşamalarında gerek yan sanayi, gerekse hizmet sağlayıcı olarak işbirliği içerisinde olmayı arzuladaklarını söyleyen Özal, Enerji Endüstri İhtisas Bölgesine etkin hizmet verebilmek amacıyla bölgeye yakın bir Organize Yan Sanayi Bölgesi kurulması yönünde girişimlerinin devam ettiğini anlattı.

KAYNAK: 2008-07-12 Yeni Şafak
Devamını okuyun...>>

18 Haziran 2008 Çarşamba

10.7 Milyar Dolarlık Kimya Devi Tuzla’da Fabrika Kurdu

Fortune Dergisi’nin Global 500 şirket listesinde, 10.7 milyar dolar ciro büyüklüğüyle 249’uncu sırada yer alan ABD merkezli Huntsman, İstanbul Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’nde 10 milyon dolarlık fabrika açtı.Otomotivden enerjiye ve tekstile kadar farklı sektörlere kimyasallar geliştiren Huntsman’ın yetkilileri, "Türk tekstilinin geleceğine yatırım yaptık" dedi.
DÜNYANIN 120’den fazla ülkesinde binlerce müşteriye yapı ve tekstil kimyasalları geliştirerek, üretim ve dağıtımını gerçekleştiren ABD merkezli Huntsman, Tuzla Boya ve Vernik Organize Sanayi Bölgesi’ne yeni üretim tesisi kurdu. Ünlü ekonomi dergisi Fortune’un açıkladığı listede bu yıl Global 500 şirket arasında 10.7 milyar dolar ciroyla 249’uncu sırada yer alan ve 420’nci sıradaki Hexion Chemicals’ı bu eylülde bünyesine katarak 16.5 milyar dolarlık dev haline gelecek Huntsman, dünya devleri Dow Chemical ve DuPont’tan sonra 3’üncü sırada geliyor.Öncelik çevre ve sağlıkTuzla’daki üretim tesisinin açılışında konuşan Huntsman’ın Küresel Tedarik Zinciri ve Operasyonlar Bölüm Başkan Yardımcısı Steen Weien Hansen, "Tuzla’daki yeni üretim tesisimizin açılışı, Türkiye’de gelişmekte olan pazara güvenimizi göstermektedir. Çevre, sağlık ve güvenlik standartlarını daha da güçlendiriyoruz. Sağlanan ilerlemeden dolayı kıvançlıyız" diye konuştu. Huntsman Corporation’a bağlı şirketler 45 yıldır Türkiye pazarına ürün sağlıyordu. Huntsman’ın Dudullu’da küçük ölçekli bir de tesisi vardı. 5 bin dönüm kapalı alana sahip Tuzla OSB’deki yeni fabrikaya geçen Huntsman, kiraladığı binada 10 milyon dolarlık yatırım yaptı. Türkiye’de toplam 70 milyon dolar civarı pazara sahip olan Huntsman, yeni tesisle bunu 100 milyon dolara çıkarmayı hedefliyor. Huntsman Malzemeler ve Ürünler Bölümü Başkanı Paul Hulme, "Üretim ve laboratuvar bölümleri yeni bir tesis içerisinde birleştirildi. Sağlanan sinerji daha da artırılacak. Bu açılış, Huntman şirketinin Türkiye’de daha da güçlü olarak var olmasına yönelik heyecan verici ve stratejik bir adım" diye konuştu.
Türkiye üssümüz olacak.
Huntsman Textile Effects’in Avrupa Ortadoğu ve Afrika Bölgeleri-EMEA Başkan Yardımcısı Michael Effing de, Huntsman’ın Türkiye’deki stratajisine ilişkin, "Tekstil pazarlarına yönelik olarak dünya kalitesinde hizmet sunacağız" dedi. Türkiye’nin hızla büyüdüğünü, Huntsman’ın da formülasyonda Avrupa’ya, üretimde ise Türkiye, Mısır ve Pakistan’a odaklandığını ifade eden Effing, Tuzla’da Türkiye için lokal formüller de gerçekleştireceklerini bildirdi.Terletmeyen ürünleri askerler ve milli takımlar kullanıyorHUNTSMAN Textile Effects’in, Türkiye’nin de içinde olduğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Başkan Yardımcısı Michael Effing, "Çok büyük bir pazar olarak gördüğümüz Türkiye, bizim için bir sıçrama noktası olacak. Türkiye özellikle ev tekstili ve otomotivde çok gelişti. Bu alanda ürünler geliştiriyoruz. Biz, sporcular ve askerlerin kullandığı, terletmeyen tekstil ürünleri için de kimyasallar geliştiriyoruz. Bu ürünler Euro 2008’de de kullanılıyor" dedi. Türk Silahlı Kuvvetleri de, geçen hafta terletmeyen yeni kamuflajlara geçiş yaptığını açıklamıştı. Boya ve kimyasallar üretiyorHUNTSMAN farklı kimyasal maddelerin küresel üreticisi ve pazarlayıcısı olarak, dünyada en büyük 3 grup arasında yer alıyor. Huntsman şirketleri; kimyasal madde, plastik, otomotiv, havacılık, tekstil ürünleri, ayakkabı, boya ve kaplama ürünleri, inşaat, teknoloji, tarım, sağlık, deterjan, kişisel bakım, mobilya, cihazlar ve ambalajlamayı kapsayan alanlarda üretim yapıyor. İlk olarak, ambalajlama alanına getirdiği yeniliklerle ve daha sonra, petrokimyasallar alanında sağladığı hızlı ve birleşik büyümeyle tanınan Huntsamn, bugün 13 bin çalışanı ile dünyada 120’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor.
KAYNAK : Hürriyet Ekonomi - 6/18/2008 2:04:32 AM

Devamını okuyun...>>

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Zorlu, 2008`de 12 Petrol Kuyusu Daha Açacak

Türkiye`nin çeşitli bölgelerinde Petrogas ve Amity Oil şirketleri adına 27 adet doğalgaz ve petrol arama ruhsatı bulunan Zorlu Holding, 2008 yılı içinde 12 petrol arama ve geliştirme kuyusu daha açmayı planlıyor.

Zorlu Potrogas Proje ve Yatırımlar Direktörü Şahin Göndiken, 2006 yılı sonu itibarıyla dünyada kalan ham petrol rezervinin toplam 1.2 trilyon varil, kalan doğalgaz rezervinin de 181 trilyon metreküp olduğunu söyledi.
Göndiken, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu`nun (EPDK) 2007 yılı sonu itibarıyla yayınladığı raporda, 2005 yılı sonunda 1 trilyon 200 milyar varil olan dünya petrol rezervlerinin, 2006 yılı sonunda 1 trilyon 210 milyar varil, 2007 yılı sonunda 1 trilyon 208 milyar varil olarak gösterildiğini anımsattı.
Göndiken, petrol fiyatlarının artışına paralel olarak "üretilebilir petrol ve yerinde petrol" oranlarının, gelişen yeni teknolojilere paralel olarak artmasının söz konusu olabileceğini bildirdi.

Türkiye'nin Durumu

Göndiken, Türkiye`nin petrol ve doğalgaz rezervlerinin yetersizliği nedeniyle yurtdışına bağımlı bir konumda olduğunu söyledi.
Türkiye`nin petrol tüketiminin yüzde 10`unu, doğalgaz tüketiminin de ancak yüzde 5`ini yerli kaynaklardan karşılanabildiğine dikkati çeken Göndiken, buna karşılık olarak hidrolik, jeotermal, güneş ve rüzgar enerjileri bakımından büyük bir potansiyele sahip olduğuna işaret etti.
Göndiken, Zorlu Enerji Grubu olarak petrol ve doğalgazın yanı sıra, alternatif enerji kaynakları olan hidrolik enerji, jeotermal enerji ve rüzgar enerjisi ile ilgili yatırımların devam ettiğini belirtti.
Göndiken, "Ülkemizin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptığımız uzun vadeli yatırımlar ve milli kaynakları değerlendirme projeleri tüm hızıyla devam ediyor. Bugün için Zorlu Enerji Grubu`nun enerji üretimi için sahip olduğu kurulu gücü 420 MW dolayındadır. Zorlu Enerji`nin beş yıllık enerji yatırım planı içerisinde ulaşmayı hedeflediği miktar da 4 bin MW olarak belirlenmiştir" dedi.

Türkiye Petrolünün Kalitesi

Göndiken, Türkiye`nin sahip olduğu jeolojik yapı ve petrol ihtiva edebilecek olan kayaların, yer hareketleri sonucunda büyük çapta açığa çıkarak aşındığını söyledi.
Bu nedenle geçmişte oluşmuş petrol rezervlerinin tahrip olduğunu belirten Göndiken, dolayısıyla Türkiye`nin petrol rezervi açısından bir Ortadoğu ülkesi gibi çok ümitli konuma sahip olmadığını, ancak aramaların devam ettirilmesi sonucunda yerli petrol üretiminin artırılmasının imkanının bulunduğunu kaydetti.
Göndiken, Türkiye`de üretilen petrolün kalitesinin genel olarak orta değerde (20-25 0API gravite) olduğunu ifade etti.
Zorlu`nun petrol arama çalışmaları
Göndiken, Türkiye`de 1860 yılından başlayan petrol arama çalışmalarının ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu ve Trakya`da yoğunlaştığını, TPAO dışında 42 adet yerli ve yabancı özel şirketin de arama ve üretim faaliyetlerinde bulunduğunu söyledi.
Zorlu`nun 2000 yılından bu yana petrol ve gaz arama, sondaj ve üretim faaliyetlerini Zorlu Petrogas ve Amity Oil adındaki iki ayrı şirket bünyesinde sürdürdüğünü bildiren Göndiken, Türkiye`nin çeşitli bölgelerinde Petrogas ve Amity Oil adına alınan 27 adet doğalgaz ve petrol arama ruhsatlarının bulunduğunu ifade etti.
Göndiken, Trakya`da 13, Diyarbakır`da 2, Gaziantep`te 2, Siirt`te 1, Denizli`de 5, Adana`da 1 ve Konya`da 3 adet ciddi boyutlarda petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri ve bu faaliyetlere bağlı olarak önemli yatırımların yapıldığını belirtti.
Göndiken, yurtdışından gelen proje tekliflerini de değerlendirdiklerini belirterek, bu yönde çalışmalarını sürdürdüklerini bildirdi.
Dünya genelinde enerji ihtiyacının giderek artması ve buna bağlı olarak petrol ve doğalgaz fiyatlarının astronomik rakamlarda seyretmesinin bu sektörü ilgi odağı haline getirdiğini ifade eden Göndiken, bu trendin uzun yıllar devam edeceğini, sektörde faaliyet gösterecek şirketlerin başarılı olması durumunda önemli bir kazanç imkanının bulunduğunu kaydetti.

KAYNAK: 2008-05-28 CNN Türk
Devamını okuyun...>>

26 Mayıs 2008 Pazartesi

Hindistan-Küba Ekonomik İlişkileri Güçleniyor

Yeni Delhi , 26 Mayıs (Prensa Latina) Hindistan Dış ilişkilerden sorumlu devlet bakanı Anand Sharma, hükümetinin Küba ile ekonomik bağları güçlendirme ve ticareti teşvik etmeyi desteklediğini belirtti.
Sharma, karşılıklı ilişkileri güçlendirmek; yatırım, iş ve ticaret alanında çeşitli olanakları araştırmak amacıyla Yeni Delhi`ye yapılan son 50 yılın en büyük iş atılımının başında bulunan Küba dış ticaretten sorumlu bakan yardımcısı Eduardo Escandell`i ağırladı.
Escandell Sharma`yı Küba`yı ziyarete davet etti. Kübalı yetkili daha önce de Tarım Bakanı ve Yenilenebilir Enerji Bakanı ile görüştü. Ayrıca Ticaret Bakanı Kamal Nath ile de görüşecek.
Küba`yı temsil eden delegeler kimya , farmakoloji , ormancılık , şeker, demir-çelik, bankacılık, biyoteknoloji, taşımacılık, enerji ve ticaret gibi çeşitli alanlardan geliyor.

KAYNAK: 2008-05-26 soL
Devamını okuyun...>>

10 Kasım 2007 Cumartesi

Bakandan Biodizel ve Bioetanole Vurgu


Biodizel ve bioetanol konularına özel önem verdiklerini kaydeden Güler, "Bunu benzin yerine kullanabilirsiniz. Bunu buğdaydan üretebilirsiniz, tarım atıklarından üretebilirsiniz. Bunu yaptığınız takdirde ithal ettiğiniz benzinin yüzde 30‘una kadar bunu üretme kabiliyetiniz olur" diye konuştu.
Türkiye‘de bir taraftan yerin altında petrol aranırken kendilerinin de "enerji tarımı"yla bunu gerçekleştireceklerini ifade eden Güler, şöyle konuştu:"Bunu arabanızın deposuna ister yüzde 5 katın, ister yüzde 10 katın. Yüzde 100‘e kadar katabilirsiniz. Pek çok Avrupa ülkelerinde belediye otobüsleri bunu yüzde 100 kullanıyorlar. Hava kirliliğiyle mücadele etmek istiyorsanız bunu kullanacaksınız, cebinizi korumak istiyorsanız bunu yapacaksınız, boş tarım sahalarını kullanmak istiyorsanız bunu yapacaksınız. Fakirlikten şikayet ediyorsanız bunu yapacaksınız, işsizlikle mücadele edecekseniz bunu yapacaksınız, dışa bağımlılıktan şikayet ediyorsanız bunu yapacaksınız."


KAYNAK: trt.net.tr

Devamını okuyun...>>