Yeni buluş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeni buluş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2009 Çarşamba

112`nci Elementin Adı Belli Oldu

13 Yıl önce keşfedilen ve periyodik tabloya birkaç hafta önce giren `112`nci elementin` adı nihayet konuldu.

Yeni elemente gökbilimci Kopernik (Nicolaus Copernicus) anısına `kopernikyum` adı verildi.
Kopernikyum elementinin simgesi ise Cp olacak.
Kopernik, gezegenlerin Güneş`in etrafında döndükleri sonucuna ulaşarak Dünya`nın evrenin merkezi olduğu düşüncesini çürütmüştü.
Yeni elementi keşfeden bilim insanları `dünya görüşümüzü değiştiren` Kopernik`in onuruna yeni keşfe bu ismi uygun gördüklerini açıkladı.
Kısa adı IUPAC olan Uluslararası Temel ve Uygulamalı Kimya Birliği, `bilim dünyasının bu isim önerisini tartışması için zaman tanımak amacıyla` yeni elementin adını altı ay sonra onaylaması bekleniyor.
Almanya`daki Ağır İyon Araştırma Merkezi`nde Prof. Sigurd Hofmann öncülüğündeki bilim insanları kopernikumu 1996 yılındaki füzyon deneyleri sırasında bulmuşlardı.
Uluslararası Temel ve Uygulamalı Kimya Birliği ise bir süre önce bu keşfi resmen tanıdığını açıklamıştı.
Uluslararası Temel ve Uygulamalı Kimya Birliği kuralları, keşif ekibinin yeni elemente hayatta olan bir kişinin ismini koymasına izin vermiyor.
Prof. Hofman, kurallar izin verseydi yeni elemente `hofmanyum` adını vermek isteyip istemeyeceği sorusuna `Hayır, sanıyorum kopernikyum çok daha güzel bir isim oldu` karşılığını verdi.
Kopernik
Kopernik 1473 yılında Polonya`nın Torun kentinde dünyaya geldi. Gezegenlerin dünyanın etrafında döndükleri bulgusuna ulaşması, modern bilimin dönüm noktalarından birini oluşturdu.
Bu bulgu, yerçekiminin keşfine, yıldızların dünyadan çok uzakta bulundukları ve evrenin de hayal edilemeyecek kadar büyük olduğu bilgisine ulaşılmasına zemin hazırladı.
KAYNAK: 2009-07-17 www.ihlassondakika.com

Devamını okuyun...>>

31 Mayıs 2008 Cumartesi

Süte Bal Kattılar Yoğurdun Ömrünü Uzattılar

Mersin’de, bir lise öğrencisi geliştirdiği proje ile süte bal katarak ürettiği yoğurdun saklanma ömrünü yaklaşık 2 gün uzatmayı başardı.
MERSİN - Mersin Fen Lisesi 11’nci sınıf öğrencisi Merve Çabuk, “Bilim ve Buluş Şenliği”ne katılmak üzere yoğurdun lezzeti üzerinde başladığı çalışmada bakterileri tanıyınca yoğurdun raf ömrünü uzatmaya yönelik proje geliştirdi.
Mersin Fen Lisesi Biyoloji Öğretmeni ve projenin danışmanı Füsun Koşumcu, öğrencisi Merve Çabuk’un yoğurdu ile meşhur Silifke ilçesinde yaşadığı için yoğurt üzerinde çalışmalara başladığını söyledi.Önce yoğurdun lezzeti konusunda çalışma yaptıklarını anlatan Koşumcu, sütün mayalanma aşamasında bakterileri tanımaya başladıklarını, bal ile yaptıkları çalışmalarda ise “ekşime” süresinin daha uzun olduğunu gözlemleyince projenin bu yöne kaydığını belirtti.Yoğurdun içerisinde çok sayıda bakteri bulunduğunu ve bunların yoğurdun kalitesini belirlediğini ifade eden Koşumcu, şöyle konuştu:“Proje aşamasında bu bakterilerden ikisi ile çalıştık. Mayalanma aşamasında sütün içerisine yüzde 4, 6 ve 8 olmak üzere 3 farklı oranda akasya balı, sumak balı, dağ Yoncası balı, yonca balı ve çam balı gibi ballar ekleyerek Lactobacillus Bulgaricus ve Streptococcus Thermophilus bakteri sayısının azalmasını sağladık. Bunların ekşime sürelerini tespit ettik. Söz konusu iki bakterinin üremelerini takip ettik. Bununla birlikte ortamın pH miktarı yükselirken, asitlik azaldı. Çam balında yoğurdun ekşime süresinin uzadığını gördük. Bu sayede, buzdolabında ortalama 6 gün saklanabilen yoğurdun kalitesini bozmadan raf ömrünün yaklaşık 2 gün uzamasını sağladık. Bunu yaparken de hiçbir koruyucu ve kimyasal madde kullanmadık.”Balın antibakteriyel özelliği bulunduğunu da vurgulayan Koşumcu, “arılar bal için polen toplarken kendi salgılarını da bu polenlere bulaştırıyorlar. Bu antibakteriyel özellik böylelikle bala, sütün mayalanma aşamasında da yoğurda geçiyor” dedi.Ürettikleri yoğurdun normal yoğurtlara göre biraz daha tatlı olduğunu ifade eden Koşumcu, projenin verilecek destekle daha da geliştirilebileceğini kaydetti.Merve Çabuk da, yaşadığı ilçede yoğurtla içi içe olduğu için böyle bir çalışma yaptığını belirtti.Üniversitede moleküler biyoloji ve genetik öğrenimi görmeyi hedeflediğini ifade eden Çabuk, projesini daha da geliştirmeyi arzuladığını kaydetti.

Devamını okuyun...>>